Lacancı Psikanaliz
“Psikanaliz, neredeyse başka hiçbir şekilde erişilemeyen zihinsel süreçlerin araştırılması için bir prosedürün, nevrotik bozuklukların tedavisi için bir yöntemin ve bu hatlar boyunca elde edilen (…) bilimsel disiplinde biriken bir psikolojik bilgi koleksiyonunun adıdır.”
Sigmund Freud – 1923
Psikanaliz, bireyin semptomlarının arkasındaki bilinçdışı kökenlerin bilinç düzeyine getirilmesini hedefleyen bir yaklaşımdır. Bunu öznenin anıları, dil sürçmeleri, rüyaları ve gündüz düşleri üzerinde çalışarak gerçekleştirmekteyiz. Süreçte sorular ve zaman zaman yorumlarla eşlik ederek öznenin tıkandığı noktaları açıklığa kavuşturmaya çalışırız.
İlişki problemleri, yeme problemleri, cinsel problemler, uyku problemleri, mesleki veya akademik başarısızlık, mutsuzluk, isteksizlik, kaygı, dikkat eksikliği, yas ve kayıp gibi çeşitli sebeplerle başvuruda bulunulabilir. Başvurulan belirtiler veya sorunlar, ancak danışanın söz konusu sorunlara ilişkin tutumu ile birlikte değerlendirilir ve çözümlenir.

Freud’un öğretisinin ve teorisinin gelişimi sayesinde biliyoruz ki kaygı her zaman bir kayba bağlıdır, başka bir deyişle benin dönüşümüne, yani ortadan kaybolmak üzere olan ve yerini, öznenin belli bir baş dönmesi hissetmeden yanaşamayacağı başka bir şeye bırakması gereken ikili bir ilişkiye bağlıdır. İşte kaygının düzlemi ve doğası budur.
Baba-nın-Adları içinde “Simgesel, İmgesel ve Gerçek”-Jacques Lacan

